sormak…

07 Mart 2012

uzaklığın mektup beklemiyor
epeydir göremiyorum yüzünde yüzümü.

şimdi o ilk hevese eğilen ağaçları suluyor yokluğun,
çölün sessizliğiyle büyütüyor, kuzeyin sisiyle
içimin dibinde kımıldayan keder çiçeğini.

durmuştum sana
inancın yedi kat gövdesiyle
kayıp bir dille, ağzımda bilmediğim bir dua
göğüne gelmiştim senin, değişmek için aksimi,
eflatun sessizliğiyle ağarışının.

ateşin ve sözün bilgisinde
her şey mümkün derlerdi
çok sonra öğrendim.
sandım ki bulunacak içine döküldüğüm manaya
bir ad
görülecek güpegündüz tende ruhun fazlası.

söylemeye gerek var mı sevgilim
her aşk kalpte ilkin yanını yoklar,
kör atlar kadar tedirgin üstelik:

sorsam şimdi alınır mısın
neydim gecende, gündüzünde kim?

(Mazrufun Sesi – Filiz Zibek)

Reklamlar